İş / Eleman Arıyorum!Fikrim var !
BTÇH - Bursa Tarihi Çarşı ve Hanlar Birliği BTÇH - Bursa Tarihi Çarşı ve Hanlar Birliği
  • Bakır El Sanatı- Ali Melih Atafırat Fotografı
  • Nilüfer Köylü Pazarı Nilüfer Köylü Pazarında Güneşli Bir Sabah- Ali Melih Atafırat Fotografı
  • Apolyont Han Apolyont Han'dan Gün Batımı-İzver Dönder Fotografı
  • Uzun Çarşı Uzun Çarşı'da Bayram Arefesi- İzver Dönder Fotografı
  • Yorgancılar Çarşısı Yorgancılar Çarşısı Her zaman renklidir- Ayşegül Çaylar Fotografı
  • Pirinç Han Pirinç Han - Photofest Zamanı- İzver Dönder Fotografı
  • Balibey Han Balibey Han- Vitray Atölyesi- İzver Dönder Fotografı
  • Çarşı'da Kış Çarşı'da Kış ve Güvercinler- Ömer Ziya Topsakal Fotografı
  • Kapalı Çarşı Kapalı Çarşı- 23 Nisan Sabahı- Ömer Ziya Topsakal Fotografı
  • BTCH Bölgesi Bursa Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi

Döviz Kurları

Hepsini Göster
www.meshurbursa.com    Katkılarıyla

Altın Piyasası

Hepsini Göster
www.meshurbursa.com    Katkılarıyla

Bursa'da Hava Durumu

Detaylı Göster
www.meshurbursa.com    Katkılarıyla

Lamii Çelebi

Bursalı Şair Lâmiî Çelebi

      Asıl adı Mahmud idi. Yazdığı eserlerde Lâmiî Çelebi ismini kullandığı için zamanında ve sonraki asırlarda böyle tanındı. Muradiye Medresesi'nde; Arapça, Farsça; hadis, kelam, tefsir okudu. Talebeliğinde sekiz-on caminin önünden geçerek namaza hep Ulu Cami'ye gelirdi. Daha sonra Muradiye, Emir Sultan ve Yeşil Cami'yi de keşfetti. Çok kibar, beyaz yüzlü, iri gözlü, ince bıyıklı ve hafif sakallıydı. Kelimenin tam anlamıyla Çelebi idi. Dedesi Ulu Cami'nin mihrabının nakışlarını yapan Nakkaş Ali idi. Lâmiî Çelebi, Bursa'yı en güzel anlatan eserler arasında olan "Bursa Şehrengizi" kitabını yazdı. Kitabı,

Ne onun gibi var kûh-i felek-çehr,
Ne Bursa gibi gök altında bir şehr.

      Beytiyle başlayıp, "Sahn-ı Kırkpınar (Kırkpınar Bölgesi)", "Vadiler Beyanındadır", "Molla Alanı ve Sarıalan", "Abıhayat Yaylası", "Yaylağ-ı Sultani", "Doğulu Baba Yaylası", "Diğer Yaylalar", "Mecalis-i Erbab-ı Medaris (medrese erbabının meclisi)", Teferrücgah'tır Kaplukaya'sı, Ki vadisinde yok aklın kıyası. Mısrasıyla başlayan, "Kaplukaya Vadisi", "Çamlıca Ayazma¬sı, Musa Baba", "Gökdere Vadisi" ana konularıyla o zamanki Bursa'yı ve Uludağ'ı hem tabii güzelliklerini sayarak, hem de ruhanî mânâlar yükleyip överek anlattı.

      Bursadaki ilim ve tasavvuf erbabının aranılan insanıydı, kendisi çok seviliyordu. Uzun yıllar birlikte "Sohbeti Can" yaptıkları guruptan dostu olan, Yeşil medrese müderrisi Abdülkerim Rızayi'nin (o da büyük bir divan şairi idi.) 1518 de Kudüs'e ilk Osmanlı kadısı olarak tayin olduğunda ayrılırken kendisine kitaplarından, "Hayretname"nin elyazma nüshasını hediye verdi.

      İranlı Molla Câmi'nin eserlerini Türkçeye çevirdiği için kendisine, Câmi-i Rum dendi. Tasavvuf sahasında Nefahat'ül-Üns, Vamık u Azra, Şem ü Pervane, Divan-ı Eş'ar, Hayretname, Hıred-name gibi birçok değerli eserler yazdı.Kanuni Sultan Süleyman'a da kitap takdim etti. 1531 yılında vefat ettiğinde ardında kitabları ve Çekirge'de kendi parasıyla yaptırdığı Lâmiî Çelebi Camiî kaldı. Lâmiî'nin mezarı, dedesinin yaptırdığı uzun zaman önce yıkılan, kaybolmaya yüz tutan Nakkaş Ali Mescidi (Nakkaş Ali Mahallesi'ndedir.) haziresindedir. Allahtan vefakâr Bursalılar 2007 yılında mescidi tekrar yaparak, hazire ve mezarları da kurtardılar.

 

Bu sitenin tüm hakları saklıdır. © 2009 - 2016 | BTÇH - Bursa Tarihi Çarşı ve Hanlar Birliği Sitede kullanılan tüm görsel ve metinsel içeriğin izinsiz olarak kullanılması yasaktır.